ISTGA Felsefesi

İstanbul Grup Analizi Derneği (ISTGA), grup analizi eğitiminin geliştirilmesi, etik ve mesleki ilkelerin korunması ve bu alanın Türkiye’de güçlendirilmesi ihtiyacından doğarak kurulmuştur. Dernek, kuruluşundan itibaren yalnızca bir mesleki yapı olmanın ötesinde, kurucu üyeleri ve katılımcıları için dinamik bir düşünme, tartışma ve birlikte üretim alanı oluşturmayı hedeflemektedir.

Bu yapı, farklı kuramsal yaklaşımlar ve uygulama alanları arasında bilimsel diyalogu teşvik eden, çoğulcu ve açık bir anlayışa dayanmaktadır. Grup analizi perspektifinin diğer psikoterapi yaklaşımlarıyla etkileşim içinde gelişmesini önemseyen dernek, disiplinlerarası işbirliğini temel bir değer olarak benimsemektedir.

İstanbul Grup Analizi Derneği’nin felsefesinin temelini oluşturan ilkeler şunlardır:

Terapistlerin ve danışanların etik değerlerinin, onurunun ve mesleki sınırlarının korunması derneğin öncelikli sorumlulukları arasında yer almaktadır. Tüm çalışmalar, insan onuruna saygı ve etik ilkelere bağlılık çerçevesinde yürütülmektedir.

Demokratik işleyiş, derneğin kurumsal yapısının temelini oluşturur. Karar alma süreçleri, ilgili kurullarda şeffaflık ve katılımcılık esas alınarak yürütülür.

Geleneksel anlamda bireysel liderlik anlayışı yerine, grup analitik liderlik yaklaşımı benimsenir. Bu yaklaşım, grup içi süreçlerin ortaklaşa oluşumuna ve çok sesliliğe alan tanır.

Grup analizi uygulamalarının yalnızca psikoterapi ile sınırlı kalmayıp; eğitim, kurumlar, organizasyonlar ve daha geniş toplumsal sistemler içinde de kullanılabileceği kabul edilir. Bu doğrultuda farklı bağlamlarda grup süreçlerinin anlaşılması ve uygulanması teşvik edilir.

Ulusal ve uluslararası düzeyde farklı kuramsal yaklaşımlar arasında diyalog kurulması ve işbirliği ağlarının geliştirilmesi hedeflenir. Bu bağlamda dernek, küresel mesleki ağlarla etkileşim içinde olmayı önemser.

İstanbul Grup Analizi Derneği’nin yaklaşımında “organizma” kavramı, bir arada var olan ve etkileşim içinde gelişen bir yapı olarak ele alınır. Tıpkı canlı bir organizmada olduğu gibi, bireyler ve gruplar arasındaki ilişkisel ağların bütünsel bir yapı oluşturduğu kabul edilir.

Psikoterapi, dernek için yalnızca bireysel bir süreç değil; grup, aile, terapötik topluluklar ile küçük, orta ve büyük grup süreçlerini kapsayan geniş bir uygulama alanını ifade eder. Eğitim ise yalnızca bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bireyin ve mesleki kimliğin gelişimini içeren bütüncül bir süreç olarak ele alınır.

Grup analizi yaklaşımı, terapistin de dahil olduğu bir grup içinde, bireyin ilişkisel ağlarını anlamayı ve dönüştürmeyi hedefler. Bu süreçte amaç, bireyin içinde bulunduğu ilişkiler ağına dair farkındalık kazanması ve daha özgür bir konum geliştirebilmesidir.

Dernek açısından önemli bir diğer konu, grup psikoterapistinin mesleki kimliğinin net ve güçlü bir şekilde tanımlanmasıdır. Grup terapistinin, uygulamanın saygınlığını koruma sorumluluğu taşıdığı kabul edilir.

Bu doğrultuda, mesleki standartların korunmasına ilişkin temel ilkeler şunlardır:

Grup terapisti, yapılandırılmış eğitim süreçlerine katılmak ve sürekli mesleki gelişimini sürdürmekle yükümlüdür. Mesleki yetkinliğin sürekliliği bireysel sorumluluğun bir parçası olarak görülür.

Grup psikoterapisi alanındaki bilginin geliştirilmesine katkıda bulunmak ve bu bilgiyi farklı bağlamlarda etik ve sorumlu bir şekilde paylaşmak esastır.

Mesleki etik kurallara uyum zorunludur. Olası ihlallerin göz ardı edilmesi yerine, ilgili etik ve kurumsal mekanizmaların işletilmesi ve gerekli bildirimlerin yapılması sorumluluk kapsamında değerlendirilir.

İstanbul Grup Analizi Derneği, tüm bu ilkeler doğrultusunda, grup analizi alanında nitelikli eğitim, etik uygulama ve bilimsel gelişimi destekleyen bir yapı olarak faaliyet göstermektedir.